21 Eki 2013

Ölüler Konuşmaz ki (1970)

Ölüler Konuşmaz ki

Yavuz Yalınkılıç’ın yönetmenliğini yaptığı 1970 yapımı Ölüler Konuşmazki adlı korku filminde Jirayir Çarkçı, (Hortlak), Aytekin Akkaya (Melih), Giray Alpan (Hasan), Sema Yaprak (Sema Öğretmen), Oya Evintan (Oya), Kerem Mertoğlu (Kerem), Doğan Tamer (Müdür Nuri), Ahmet Sert (Hoca Efendi), Sırrı Elitaş (Remzi) gibi oyuncular yer alıyor.

Uzun bir süredir kayıp olan Ölüler Konuşmazki filmini, sinema yazarı Sadi Konuralp, Lale Film Stüdyolarının deposunda tesadüfen buldu. Böylece Türk Korku Sineması bir film daha kazanmış oldu. “Ölüler Konuşmazki” kimilerinin yerdiği, kimilerininse övdüğü düşük bütçe ve yıldız olmayan oyuncular ile çekilmiş bir korku filmi…

Filmin konusu: Kasabaya bir iş için gelen genç bir çift, Adem Bey’in konağına doğru faytonla gitmektedir. Arabacı Oya’yı korkutur. Sürekli “Bugün ayın on beşi. Bir an evvel geri dönmem lazım. Hava kararmadan eve dönmeliyim.” der. Melih, perilerden ve hortlaklardan korkan Oya’yı sakinleştirmeye çalışır. Melih, batıl inançlara inanmaz. Yanındaki silahına güvenir. Konağa vardıklarında arabacı yol parasını almadan hızla uzaklaşır. Konağın kapısı kendi kendine açılır. İçeri giren çiftin yanına bir süre sonra konağın görevlisi Hasan gelir. Hasan da arabacı kadar tuhaf birisidir. Oya’ya bir kadının resmini gösterir. Sonra Hortlak gelir. Oya ve Melih’i öldürür. Konağa gelen Sema Öğretmene de hortlak musallat olur. Sema kaçmayı başarsa da hortlak bir türlü peşini bırakmaz.

Ölüler Konuşmazki filminde birçok korku kavramı birleştirilerek “Hortlak” karakteri oluşturulmuş. Hortlak; yürüyüşü ile zombiyi, kurbanlarının boynuna doğru hamle yapması, geceleri ortaya çıkması, Kur’an-ı Kerim ve cevşenden korkması ile vampiri çağrıştırıyor. Hoca Efendi’nin anlattığı hikaye de vampirleri anımsatır: “Benim bildiğim, gördüğüm bir olay var. Bilirsiniz bu hikayeler Balkan memleketlerinde geçer. Biz Varnalıyız. Gençliğimde kasabaca sürek avına giderdik. Rüstem Bey kasabamızın en ileri geleniydi. Fakat her avın sonu bir kişi eksilirdi aramızdan. Sonra din adamlarına danıştık. Aramızda yaşayan bir ölü olduğunu söylediler. Deli Rıza demir kazığı ateşte kızdırıp Rüstem Bey’in cesedinin kalbine sokmayı başardı. Böylece hortlaktan kurtuldu bizim kasabamız.” Hortlak aslında ne vampir, ne de zombidir. Film birçok korku öğesini içinde barındırarak kendine özgü, ürkütücü bir karakter yaratmaya çalışmıştır.

Hortlaktan sonra en dikkate değer karakter konağın görevlisi Hasan... Hasan konağa gelen kadınlara ölmüş bir kadının resmini gösterir: “Bu sizsiniz belki, belki de değil. Ama bu ne değiştirir? O da güzeldi bir zamanlar ama toprak oldu şimdi. Toprak… Duymuyor bile beni. Bense bunun için yaşıyorum. Yalnız bunun için yaşıyorum… Onun gibi güzeller için yaşıyorum. Ama onlar tek tek terk ediyorlar beni. Yalnız bırakıp gidiyorlar.” der. Hasan hipnotize olmuş gibidir. Sanki hortlak onu yönlendiriyordur. Aynı durum Müdür Nuri için de söz konusudur. Nuri gündüz canlı, geceleri ise ölüdür. Hatta Sema ‘Hortlak’tan kaçarken gece Nuri’yi yatağında görür ve kalbi atmıyordur. Ama sabah gördüğünde canlıdır.

Film aslında iyi bir korku filmi olabilecekken senaryo ve kurgudaki eksikliklerinden dolayı soru işaretleriyle bitiyor. Hasan ve tablodaki kadın arasındaki ilişki tam olarak açıklanmıyor. Hasan'ın hikayesine odaklanılsa ortaya daha iyi bir film çıkabilirmiş. Hatta başlı başına bir hikaye bile olabilirmiş. Filmin başında arabacının sürekli bahsettiği ‘ayın on beşi’ Oya ve Melih için geçerli olsa da, Sema’ya pek işlemiyor. Hasan ve Nuri'nin hipnotize olmuş gibi görünmelerine de bir açıklık getirilmiyor. Acaba ‘Hortlak’ın bütün öldürdükleri hipnotize olmuş bir şekilde geziniyorlar mı? Mesela filmin başında öldürülen Oya ve Melih’ten de bir daha haber alamıyoruz. Filmin diğer eksi bir yönü de müziklerinin özgün olmayıp, Rosemary's Baby (Rosemary'nin Bebeği, 1968) ve 2001: A Space Odyssey (2001-Uzay Yolu Macerası, 1968) filmlerinin müziklerinden oluşması… Bir de Hortlak karakterinin film boyunca kötü adam kahkahası atması insanın sinirini bozsada, kullanılan alt açıyla karaktere ürkütücü bir hava vermeyi az da olsa başarabilmişler.

Yeşilçam’ın nadir korku filmlerinden biri olan Ölüler Konuşmazki filmini her şeye rağmen izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle aynanın olduğu sahneler, bazı gölge oyunları, Amerikan sinemasından alışık olduğumuz kimi klişeler dikkat çekiyor. Kült oyuncu Aytekin Akkaya’nın oynadığı ilk filmlerden biri olduğu için ve Giray Alpan’ın canlandırdığı Hasan karakteri için de filme göz atmanızda fayda var.

Kaynakça:
Konuralp, Sadi: "Unututulmuş Bir Türk Korku Filmi", Geceyarısı Sineması Dergisi, sayı: 12, Kış 2002

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder